Menu

    vBulletin Bilgi Paylaşım Platformuna Hoşgeldiniz!

    Hoş Geldin Ziyaretçi, Şu anda siteye giriş yapmamış görünüyorsunuz. Site kullanımı hakkında detaylı bilgi için Tıklayınız.

    Üye Olmak İçin Lütfen Tıklayınız.

    Üye olduysanız ve şifrenizi kaybettiyseniz Şifremi Kaybettim adresini kullanabilir , Yada Daha Farklı Sorunlar İçin Site Yetkilisi ile İletişime Geçebilirsiniz.

    Forum Kurallarını Okumak İçin Lütfen Tıklayınız .

  1. #1
    Avatar Resmi
    KırmızıTürk
    Mesaj
    6.421
    Konu
    4088
    Üye Avatarı

    K.Tarihi:Eylül.2008

    Mesaj:6.421

    Konu:4088

    Aldığı Beğeni: 21

    Verdiği Beğeni: 0



    [Linkleri görebilmek için foruma kayıt olmak zorundasınız Üye Olmak için TIKLAYIN ...]

    Asiye Sınıcı Sultanın Sırrı Film Ekibi Röportajı

    11 Aralık 2010'da Zürih Arena CineCenter'da görkemli bir gala ile seyircilerle buluşan "Sultanın Sırrı" izleyiciden tam not aldı. Seçkin davetlilerin katıldığı gece’de Filmi seyircilerle birlikte izleyen Başrol oyuncularından Emanuel Bettencourt, Sinan Taymin Albayrak ve Yönetmen Hakan Şahin’le sizler için bir araya geldik.

    Emanuel Bettencourt'la yaptıgımız söyleşi oldukca keyifli geçti. İşte ünlü aktöre Film hakkında yönelttiğimiz sorular..

    Bu filmde rol almaya nasıl karar verdin?

    Teklif geldi. En iyi arkadaşımla aynı filmde oynayacağımı duyunca fazla tereddüt etmeden kabul ettim.

    Ne zamandan beri Mark Dacascos'la tanışıyorsunuz?

    Biz birlikte büyüdük Hamburg'da, çoğu kişi bilmez bunu. Daha önce de birlikte çalıştık ama sinema filmi olarak bu bizim ilk deneyimimiz oldu.

    En iyi arkadaşınla aynı filmde rol almak nasıl bir duyguydu?

    Güzel bir tecrübeydi ve çok eğlendik. Birbirimizi iyi tanıdığımız için hangi sahnede nasıl davranmamız gerektiğini iyi biliyorduk.

    Bir dövüş sahnesi vardı. Arkadaşınla rol gereği kavga etmek seni zorladı mı?

    Bu bizim ne kadar profesyonel çalıştığımızın en güzel kanıtıydı bence. Ben uzun zamandır dövüş koreografileri hazırlıyorum, oda uzun zamandır oyunculuk yapıyor o yüzden çok keyifli geçti çalışmalar.

    [Linkleri görebilmek için foruma kayıt olmak zorundasınız Üye Olmak için TIKLAYIN ...]

    Bu film neden izlenmeli sence?

    Tarih açısından çok önemli ve Istanbul'u daha iyi tanıyorsunuz. Daha önce kimsenin giremediği yerlere girdik o bakımdan iyi bir tanıtımda oldu. Özellikle yurtdışındaki Türkler içinde tarihlerini tanımak açısından iyi bir fırsat olacaktır diye düşünüyorum.

    Çekimlerde en çok zorlandığın şey neydi?

    Benim en çok zorlandığım filmi çevirirken Türkçe ve İngilizce konuşmamızdı. Senaryoyu okumama rağmen, o anı çekerken benimle Türkçe konuşan oyuncuya İngilizce cevap vermek beni baya zorladı.

    Türklerle çalışmak nasıl bir duygu?

    Çok güzel, çok sabırlılardı 17-18 saat şikayet etmeden çalıştıgımız anlar oldu. O şartlar altında en yüksek performans gösterildi. Yalnız tabii ki bazı ufak tefek eksiklikler hissediliyor onların üzerinde biraz daha çalışılması lazım.

    Tekrar bu tarz bir projede yer almak ister misin?

    Kesinlikle!

    ***

    Sinan Taymin Albayrak da hem film hakkında ki düşüncelerine hem de özel hayatında yaşadığı olaylara değindi...

    Bu proje sana geldiğinde inceledin ve "varım" dedin. Neden?

    Bir bütün olarak bir senaryoyu beğendiğim çok nadirdir. Bu senaryoyu soluksuz okuyarak bitirdim. Çok sürükleyiciydi. Mantığı, kurgusuyla çok profesyonel bir senaryoydu.

    Senaryoda en çok etkilendiğin sahne hangisiydi?

    Bize ait gerçek bir hikayenin olması, Abdülhamit'le alakalı olması, ki Abdülhamit benim hayranlık duyduğum bir padişahtır. Bu hiç kuşkusuz en cezbedici kısmıydı.

    Ufak bir sahne vardı eşinle birlikte oynadığın. O sahneyi izlerken benim gözlerim doldu. Bu hissi nasıl aktardınız seyirciye?

    Başak iyi bir oyuncu ve ne kadar iyi bir oyuncu olduğunu o sahnede kanıtladı. Tamamen kendi oyunculuğuyla alakalı birşey.

    [Linkleri görebilmek için foruma kayıt olmak zorundasınız Üye Olmak için TIKLAYIN ...]

    Eşinle aynı sahnede oynamak bir avantaj mı, dezavantaj mı?

    Biz aslında beraber projelerde oynamamayı tercih ederiz ama öyle denk geldi bir kaç projede. Küslükler olabiliyor, evindeki gerginliği sete taşıma imkanı olabiliyor, sete gerginlik taşıdığın zaman bu genele yayılıyor.

    Bazende birbirini tanıyor olmanın faydaları da oluyor. Gerçek hayatta yaşadığımız şeyleri düşünerek o sahneyi oynarız o zaman da tamamen gerçekci bir sahne ortaya çıkar.

    Bu filmde en çok zorlandığın sahne hangisiydi?

    Bütün sahneler ama özellikle araba patlama sahnesinde araba gerçekten patlıyor ve benim kayalardan atlamam gerekiyor. Araba patladıktan sonra benim atlamam gereken sahne 3-5 metrelik bir mesafeydi. Prova yapıyorum 2.5 metre atlayabiliyorum. Sonunda "ya Allah..." deyip atladık.

    Farklı bir konuya değinmek istiyorum; Gazze'ye giden yardım gemisinde sende vardın ve eminim zor günler geçirdin. Bu hayatında neleri değiştirdi?

    Aslında çok şeyi zaten değiştirmişti o yolculuğa hazırlık aşamasında. İstanbul'da kaldığım sürece eksiklerimi kapatamayacağımı düşünmüştüm. Döndükten sonra ne değişti? Yine o kendi suni hayatıma dönmüş olmanın acısını çok çekiyorum... Maddiyata dönmeye başladım halbuki ben gitmeden önce herşeyimi satmıştım ve gemiye öyle binmiştim.

    Oyunculuk açısından ne değişti hayatında?

    Bizim camiamızda bu tür şeyler hemen İslamcılık'la damgalanır. Sabit bir görüşe sahipsindir. Siyasi anlamda da seni damgalarlar, insani olarak değerlendirmezler. Bu kırgınlık yarattı. Hemen hemen hiç kimseyle bu konuyu konuşmadım, görüşmek istemedim çünkü riyakar söylemleri duymak istemedim.

    Bundan sonra ki hedeflerin neler?

    Olduğum yerde çok sabit duramayan birisiyim. Bu hayatı nasıl yaşadığınızla alakalı birşey. Hayatını gerçek anlamda dolduramıyorsan ne aşkla, ne dostlukla, ne işle başka birseyler eksik demektir. Bu eksik kaldığı sürece hep başka yerlere sığınma ihtiyacı duyuyoruz. Bana hep soruyorlar: Gazze'ye gidip sen ne yapacaktın ki? Kime yardım edecektin? – "Ben kendime yardım etmeye gittim" diyorum. İlerde ne olur bilemiyorum. Ben oyunculuk yapmayı seviyorum ama bulunduğum ortamı sevemiyorum çünkü kaçmaya çalıştığım şeyleri bende yapmaya başlıyorum. O zaman kökünden kesmekte fayda var diyorsun. Bir, iki sene sonra ilk hedefim İstanbul'dan biraz uzaklaşmak. Hayalimde küçük bir "Gazze Cafe" açmak var.

    ***

    Son olarak filmin yönetmeni Hakan Şahin'e yönelttik mikrofonumuzu. Şahin hem yabancı oyunculardan örnek alınması gereken noktalardan, hemde bu filmi neden izlemek gerektiğinden bahsetti.

    İlk kez bir sinema filminde yönetmenlik yaptınız. Dizi ve sinema filmi yönetmenliği arasında ki fark neydi?

    Dizileri seyirci izliyor, dizi bittikten sonra hiçbir sanatsal değeri olmadığı için kanalların arşivlerinde bant olarak kalıyorlar ama bir sinema filminde bir sanat eserin altina imzanızı atmış oluyorsunuz, üzerinden yüz yılda geçse, o film sizin filminiz olarak kalıyor.

    [Linkleri görebilmek için foruma kayıt olmak zorundasınız Üye Olmak için TIKLAYIN ...]

    Bu sinema filmini yönetirken en çok zorlandığınız sahne hangisiydi?

    Senaryosuna çok uzun zamandan beri çalıştığım icin hiç bir zorlanma olmadı.

    Çekimler ne kadar sürdü?

    7 hafta sürdü ama hazırlanması çok uzundu. Bir sinema filminde en önemli şey hazırlanmaktır. Bizim Türk sinemasında ki en büyük eksiğimiz bu. Yapımcıların hazırlık aşamasında ekibe para ödememek adına hazırlık dönemini kısa tutması ve bundan dolayı düzgün hazırlanamayıp sete çıktığinda bir çok eksiğin olduğunun fark edilmesidir. O zaman maaliyet aslında daha da artıyor çünkü set bekliyor. Biz 2007'de senaryosu için çalışmaya başladık, mekanların hepsini tek tek tespit ettik, oyunculara çalıştık, kimi oynatabiliriz onu düşündük bazen karakteri oyuncuya göre, bazen de oyuncuyu karaktere göre dizayn ettik.

    Bu film neden izlenmeli?

    Bu işimizin çok büyük bir derdi var. Bunun derdi de şu; avrupalaşma yolunda giden ülkemizin gençlerinin zihinlerinin çalınması, onların zihinlerinin kötü ve avrupanın oyunuyla dolu şeylerle doldurulmasını engelleyebilmek için onlara kendi ecdadlarından bir parça sunduk, bunu dikkate alsınlar ve filmi izlesinler.

    Yeni sinema filmi projeleri var mı?

    2015 yılına kadar şirket olarak oluşturduğumuz bir iş planı var. 2012 yılında balkan savaşlarıyla alakalı bir film yapacağız. 2011 yılı içersinde Türkiye'nin son 2009 yılında gündemi çok meşgul eden bir hikaye var. 2015 yılında da biz Çanakkale savaşlarının 100. yildönümü olduğu icin Çanakkale savaşlarını anlatan bir film çekeceğiz. Bu arada TV dizilerine de devam edeceğiz.

    Son olarak eklemek istediğin birşey var mı?

    Son dönemde Amerikalı oyuncular gidip geliyor sinema camiamıza. Onlarla çalışmak çok büyük bir zevk, cok büyük bir profesyonellik çünkü bizim ciddi anlamda onlardan öğrenmemiz gereken önemli şeyler var. Hem teknik anlamda hem de ahlaki açıdan. Yani bir sette nasil davranılmasi gerektiği konusunda. Ben Amerikalı oyuncuları setimize davet ederken içimden şöyle diyordum: “Bizim oyuncularla başa çıkamazken bu oyuncularla nasil başa çıkacağız?" Aksine yabancı oyuncularımız çok mütevaziydi. Bizim setimizdeki insanlar bu durumu çok iyi idrak ettiler.

    Tüm türk sinemasına sesleniyorum: Yabancı aktörlerle çalışsınlar. Onların bu işe nasıl yaklaştığını birazcık olsun araştırsınlar ve onların çalışma tarzını örnek alsınlar.

    Röportaj: Asiye Sınıcı


Konuyu Görüntüleyenler
    Ziyaret Eden Üyelerin isimleri Yönetici Tarafından Kapatıldı !